Selim Sırrı Tarcan

Üstün Yeteneklilerin Eğitimi Kütüphanesi Selim Sırrı Tarcan

Selim Sırrı Tarcan (24 Mart 1874 – 2 Mart 1957)

Türkiye’de modern beden eğitiminin, sporun ve olimpiyat ideallerinin temelini atan, yazdığı eserler ve yetiştirdiği nesillerle Cumhuriyet tarihine damga vuran Selim Sırrı Tarcan, 24 Mart 1874 tarihinde Mora Yarımadası’nın Yenişehir Feneri bölgesinde dünyaya geldi. Miralay Yusuf Bey ile Zeynep Hanım’ın oğlu olan Tarcan, babasının 1876 Karadağ Muharebeleri’nde şehit düşmesi üzerine henüz iki yaşındayken yetim kaldı. Ailesiyle birlikte İstanbul’a, asker olan dayısının yanına göç eden Tarcan’ın hayatı, dayısının II. Abdülhamit’e muhalefeti sebebiyle sürgüne gönderilmesiyle yeni bir yön buldu. Galatasaray Lisesi’ne yatılı öğrenci olarak kaydolan genç Selim Sırrı, burada Ali Faik (Üstünidman) Bey’den aldığı jimnastik dersleriyle spora ilk adımını attı. Lise eğitiminin ardından Mühendishane-i Berr-i Hümayun’u başarıyla bitiren Tarcan, yalnızca askeri ve teknik bir eğitim almakla kalmamış, içindeki spor ve hareket tutkusunu profesyonel bir vizyona dönüştürmeye başlamıştı.

Spor yöneticiliğindeki uluslararası vizyonunu Galatasaray Lisesi öğretmenlerinden Juery aracılığıyla kazanan Tarcan, modern Olimpiyatların kurucusu Pierre de Coubertin ile tarihi bir temas kurdu. Coubertin’in Türkiye’nin de Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne (IOC) dâhil olmasını arzu etmesi üzerine, 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte harekete geçerek ülkenin ilk Millî Olimpiyat Komitesi’ni kurdu ve genel sekreterliğini üstlendi. Uluslararası vizyonunu geliştirmek adına 1909 yılında İsveç Kraliyet Askeri Beden Eğitimi ve Jimnastik Akademisi’ne giden Tarcan, 1911’de yurda döndüğünde artık modern beden eğitiminin Türkiye’deki en donanımlı temsilcisiydi. I. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkileriyle dağılan komiteyi 1922’de büyük gayretlerle yeniden canlandıran ve başkanlığını yürüten Tarcan, sporun tamamen amatör bir ruhla yapılması gerektiği yönündeki keskin görüşleri nedeniyle 1926 yılında Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı tarafından eleştirilince görevinden ayrıldı; ilkelerinden ödün vermeyerek 1930’da IOC üyeliğinden de istifa etti.

Selim Sırrı Tarcan’ın Türk sporuna kazandırdığı branşlar ve altyapı çalışmaları, bugün milyonlarca gencin dâhil olduğu spor kültürünün de tohumlarını ekti. Türkiye’de voleybol sporunun okullardaki altyapısını kurarak bu branşı başlatan ilk isim olan Tarcan, aynı zamanda 1904 yılında Mösyö Goury’den aldığı derslerle boks sporunu da ülkeye getirdi. İlk Türk boksörlerinden Sabri Mahir gibi yeteneklerin yetişmesine önayak oldu. Cumhuriyet’in ilanından sonra eğitim cephesindeki mücadelesini 1924-1935 yılları arasında yürüttüğü Beden Terbiyesi Başmüfettişliği göreviyle taçlandırdı. O, bedensel gelişimi yalnızca bir yarışma aracı olarak değil, sağlıklı ve zinde bir toplum inşa etmenin en temel yapı taşı olarak gördü.

Tarcan’ın çok yönlü entelektüel kimliği, sporu kültürel bir uyanışla harmanlamasından ileri geliyordu. İsveç’teki eğitimi sırasında yöresel kültürlerin topluma nasıl kazandırıldığını inceleyerek, yurda dönüşünde Osmanlı’da folklor çalışmalarını başlatan ilk kişi oldu. Ege Bölgesi’nden derlediği zeybek oyunlarını İstanbul toplumuna ve aydınlarına tanıtarak millî kültürün yaşatılmasına öncülük etti. Bununla da yetinmeyip, İsveç’ten getirdiği “Tre trallande jäntor” adlı şarkıyı marş formatına uyarlayarak bugün milyonların tek yürek halinde okuduğu Gençlik Marşı’nı (“Dağ Başını Duman Almış”) Türk milletine armağan etti. Hayatı boyunca 58 kitap, 2500 makale kaleme alan ve 1520 konferans vererek kırılması güç bir rekora imza atan Tarcan, Servet-i Fünûn dergisinde yöneticilik yaptı, 1911’de “Terbiye ve Oyun” dergisini çıkardı ve “İdman” gibi prestijli yayınlarda kalem oynattı.

Beden Terbiyesi Başmüfettişliğinden 1935 yılında emekli olan Tarcan, birikimini ve vizyonunu siyaset sahnesine taşıyarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ordu milletvekili seçildi ve TBMM’de V., VI. ve VII. dönemlerde görev yaptı. Ailesinde Türkiye’nin ilk beyin cerrahı ve bestekârı Bülent Tarcan, mimar Ercüment Rıza Tarcan, etnomüzikolog Haluk Tarcan ve dünyaca ünlü piyanist Fuat Kent gibi pek çok aydınlık zihin barındıran bu köklü çınar, 2 Mart 1957 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Feriköy Mezarlığı’nda yatan Selim Sırrı Tarcan, Türkiye’de çocukların ve gençlerin bedeni ve zihni yeteneklerinin birlikte gelişiminin gerekliliğini savuanan ve öncülüğünü yapan, olimpiyat meşalesini bu topraklarda yakan öncü bir aydın olarak hatırlanmaya devam etmektedir.