Ali Haydar TANER
Ali Haydar TANER (1883-1956), Heyet-i Temsiliye ve İlk Talim ve Terbiye Heyeti üyesi Ali Haydar TANER pedagoji, ruhiyat ve eğitim psikolojisi üzerine öncü çalışmalar yaptı. Darülfünun’da ilk eftaliyet dersini okutan hocalardandır.
Ali Haydar TANER tarafından Maarif Vekaleti için hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Yetenek Tanılama Rehberi ve Talebe Sicil Defteri ÜYEK Kütüphanesindedir.
1883 yılında Bulgaristan’ın gül istihsali ile ünlü Kızanlık kasabasında doğdu. Babası Emin Efendi, annesi Fatma Hanımdır. Mahalle mektebinde ve Kızanlık Rüştiyesi’nde eğitim aldıktan sonra Bulgaristan’da 4 yıllık öğretmen okulunu bitirmiştir. Mezuniyetinin ardından Tuna nehri kıyısındaki Rusçuk vilayetine; Rusçuk Türk Rüştiyesi muallimliğine atanmıştır.
Rusçuk’ta öğretmenlik yaptığı sırada Bulgaristan’da yaşayan Türk ahalinin aydınlatılması için Tuna Gazetesi’nin yayınlanmasına destek olmuştur. Gazetede eğitime dair pek çok haber ve yazı yayınlamıştır. Tuna gazetesi bir taraftan Türk ahalinin aydınlatılmasına öncülük ettiği gibi Osmanlı Devleti’nin ve dünyanın farklı yerlerinden Türklerin ve Müslümanların güncel haberlerini de yayınlamıştır.
1907’de devlet tarafından eğitim için Almanya Jena Üniversitesi’ne gönderilmiştir. Felsefe ve pedagoji eğitimi alan Ali Haydar Bey 1910 yılında eğitimini tamamlayarak İstanbul’a dönmüştür. Aynı yıl Selanik Sultani’sine tayin edilmiştir. Sultani’de ve yine Selanik’teki İttihat ve Terakki İdeadisi’nde Psikoloji dersleri okutmuştur.
Balkan Savaşı üzerine 1912’de Balıkesir Sultanisi’ne Almanca öğretmeni olarak görevlendirilmiştir. Buradaki görevinden sonra İzmir Sultanisi’ne tayin edilmiştir. İzmir’de görevli iken Almanya’ya müfettiş olarak görevlendirilmiştir. Dönüşte, Darülfünun Tecrübi Ruhiyat Muallimliği (Uygulamalı Psikoloji Öğretmenliği), İstanbul Kız Öğretmen Okulu Fenni Terbiye (Eğitim Bilimleri), Tatbikat-ı Tedrisiye (Eğitim Uygulamaları) öğretmenliği yapmıştır. Üstün zekalıların ve özel yeteneklilerin tanılanmasına dair çalışmalarını ve zekanın ölçülmesine yönelik ilk bilimsel araştırmalarını bu sırada yapmış ve bu konularda makaleler yayınlamıştır.
1926 yılında Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Necati Bey’in daveti ile yeni kurulan Milli Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğine atanmıştır. Bu görevi sırasında aynı zamanda Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde ruhiyat (psikoloji) öğretmenliği yapmıştır. Ali Haydar Bey Talim ve Terbiye Kurulu üyeliği 1938 yılına kadar devam etmiştir. Türk Eğitim tarihinde hala aydınlatılmak üzere bekleyen ilginç bir soruşturma ile görevinden alınmış ve öğretmenliğe dönmüştür. 1948 yılında emekli olmuştur.
Ali Haydar Taner, göreve devam ettiği zamanlarda da emekli olduktan sonra da araştırma, inceleme ve tercüme çalışmalarına devam etmiş üretken, münevver bir eğitimcidir. Bu yönüyle salt bir eğitim bürokratı olmasının ötesinde yetiştirdiği öğretmenler, üniversite öğrencileri, yayınlamış olduğu eserler ve eğitim sistemine kazandırdığı yeni yönelimlerle eğitim tarihimizde Cumhuriyet döneminin eğitim öncülerinin arasındaki mümtaz yerini almıştır.
Kaleme Aldığı ve Tercüme Ettiği Eserler
Tarih-i Terbiye (1915)
Bir milletin tarihinde inkişaf ve tekâmul-i zati ile tesirat-ı ecnebiye (1918)
Talebe Sicil Defteri (1923) (Bu kitaba ek olarak sunulmuştur)
Tetkikat-ı Ruhiye Rehberi (1924)
Beynelmilel Prag Kongresi (1925)
Milli Terbiye (1926)
Hayat Bilgisi (1927) –ortak yayın–
Kur’an-ı Kerim Elifbası (1927)
Beyaz Zambaklar Memleketinde (1928)
Çocuğun Beden Terbiyesi (1928)
Mefkureci Muallim (1928)
Resimli Kolay Alfabe (1929)
Milli Bilmeceler (1930)
Büyük Adamlar (1931)
Bulgaristan Maarifi (1931)
Kainatın Muammaları (1931)
Şehirler ve İnsanlar (1936)
Yabancı Kelimeler Lügatı (1941)
Ortaokul İkinci Sınıf Tarih Ders Kitabı (1945)
Psikoloji –öğretmen okulları ve liseler için– (Muhtelif tarihlerde baskıları vardır)
Ruhiyat –öğretmen okulları ve liseler için– (Muhtelif tarihlerde baskıları vardır)
Özel Öğretim Metodları (1947)
Ülkücü Öğretmen (1951)
Ruhbilim Çeşitleri (1953)
Meşhur Ruhbilimciler (1954)
Bunların dışında Tedrisat Mecmuası, Maarif Mecmuası, Terbiye Mecmuası gibi eğitim dergilerinde ve gazetelerde eğitime dair pek çok makalesi bulunmaktadır.
Ali Haydar Taner, mesleğe atıldığı andan itibaren sivil toplum kuruluşu çalışmalarına da önem vermiş ve üyesi olduğu sivil toplum kuruluşlarında önemli roller üstlenmiştir. Muallimler Cemiyeti, Türk Maarif Derneği, İstanbul Muallimler Cemiyeti, Pedagoji Cemiyeti, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Kızılay, Sivil Emekliler Derneği üyesi olduğu kuruluşlar arasındadır.
Ali Haydar Taner; Türk Milli Eğitimine önemli hizmetler sunmuş, Talim ve Terbiye Kurulu’nun ilk üyelerinden olma şerefine nail olmuş ve 14 yıl hizmet vermiş, eğitim bilimlerine telif ve tercüme eserler kazandırmış, yetiştirmiş olduğu öğretmenler ile memleketin her köşesine ulaşmış önemli bir eğitim öncüsüdür. Memleketin farklı vilayetlerinde verdiği hizmetler sırasında çok yönlülüğüne ve koşulların zorlamasına bağlı olarak Edebiyat, Almanca, Pedagoji, Psikoloji, Sosyoloji dersleri vermiştir. Eserlerini asıl ihtisas sahibi olduğu alan olan psikoloji ve pedagoji üzerine vermiştir. Ali Haydar Bey’i önemli kılan diğer bir özellik ise eğitime dair savunduğu teorileri görev yaptığı mekan, makam ve mevkilerde uygulama, hayata geçirme fırsatı bulmuş olmasıdır. Bu yönüyle pek çok eğitim öncüsüne göre farklı bir statüye sahiptir.
Türk Eğitim Tarihi’nin teşkilatlanma ve kurum temelli yaklaşımından kaynaklı problemlerinden biri de hiç şüphesiz eğitim tarihimize katkı sunan kişilere ve çalışmalarına yer verilmemesi veya yeterince önem verilmemesi durumudur. Birkaç duyarlı eğitim tarihçisi veya yaptığı çalışmalar ile ilgisinden dolayı Ali Haydar Bey’in çalışmaları ile yolu kesişen akademisyenin araştırmaları hariç tutularsa; eğitim öncülerimizin çoğunun varlığından haberdar olmadığımız gibi Ali Haydar Bey’in de varlığından ve çalışmalarından haberdar olan eğitimciye rastlanılmaz. Aslında günümüzde eğitim alanında bilimsel çalışma yapan akademisyenlerin, tüm öğretmenlerin ve özellikle de okullarımızın Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servislerinde görev yapan tüm rehber öğretmenlerin ve psikolojik danışmanların bu kıymetli eğitim öncüsünü ve çalışmalarını yakından tanımaları gerekirdi.
I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı arasındaki küresel krizlerin derin krizlerinin ve dip dalgalarının bütün dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de sarstığı dönemlerde; ülkemizde hükümet politikalarına bağlı olarak üst düzey bürokraside sert kırılmalar ve değişimler yaşanmıştır. Kamuoyu tepkisinin önüne geçmek için bu değişimler günümüzdekinden de pek farklı olmayarak farklı bahaneler ile gerçekleştirilmektedir. Ali Haydar Bey’in Talim Terbiye Kurulu’ndaki görevi de benzer bir gerekçe ile sonlandırılmış ve bu kıymetli eğitim öncüsü emekliliğine kadar öğretmen olarak görevini sürdürmüştür.
Balkanların en çalkantılı döneminde Bulgaristan’ın Kızanlık kazasında orta halli bir ailenin çocuğu olarak doğan Ali Haydar Bey aldığı eğitim, verdiği hizmetler ve ürettiği eserler ile eğitimin her kademesinde başarılarla dolu bir meslek hayatı sürmüş, emekliliğinden vefatına (1956) kadar eğitime dair eserler üretmeye devam etmiş, eğitim aşığı bir eğitim öncüsüdür.
2 sonucun tümü gösteriliyor

