İndirim!

YÜZ İFADELERİNİN TEFSİRİ HAKKINDA TECRÜBİ BİR TETKİK

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺211,00.

Bu yeni ve insanı hayrete düşüren neticeler İlmî araştırmanın verdiği netice gibi – yeni yeni meseleler meydana çıkarmış bulunuyor. Bunlar, esas problemin sahasını burada aşarak Sosyal Psikoloji ve Estetik meselelerile de bir­leşmektedirler. Binaenaleyh, bu esere lâyık olduğu kıymet ve ehemmiyetin verilmesi temenni olunur.

Açıklama

ESER HAKKINDA PROF. DR. WILHELM PETERS’İN TAKDİMİ

Dr. Mümtaz Turhan’ ın bu araştırmaları Psikolojiye ait eski ve mühim bir meselenin halline doğru kat’î bir adım ifade etmektedir. Problem şudur: İnsanların yüz ifadelerde jestlerini tefsir etmek, hemcinslerimizin yüz hatlarile bedenî hareketlerinde ifade olunan ruhî hâdiseleri anlamak. Bu nokta, çok eskidenberi, başkalarının ruhî hayatını kavrayabilmemizin esas temeli olarak kabul edilmiştir. “Mümaselet (analoji) yolile istidlâllerde bulunmak nazariyesi” ne göre bu kavrama şu şekilde tasavvur edilebilir: Bir insanın ifade hareketlerine bakarak, bunların aynini ben yaptığım zaman duymuş olduğum, ruhî hâdiseleri onun da aynen yaşadığı neticesini çıkarıyorum. Veya “Einfühlung nazariyesi” ne göre, hemcinslerimin ifade hareketleri bende, kendilerine tekabül eden ruhî hâdiseleri meydana getirirler; ben de bunları hemcinslerimin içinde geçiriyormuş gibi tasavvur ederim. Yahut Max Sche-1 e r nazariyesinde, insan, ruhî tekâmülünün başlangıcında, etrafında olup biten herşeyi ruhî bir ifade olarak kavrar; denilmektedir. Fakat bu arada her muayyen bir ruhî vetireye gene tamamile muayyen bir ifade şeklinin tekabül ettiği, daima meskut olarak, kabul edilmektedir. İşte ancak bu suretle hemcinslerimizin müşahede edilen ifade hareketlerinden, onların içinde muayyen bir ruhî hâdisenin mevcudiyeti anlaşılıyor veya istihraç ediliyor, yahut da bunların müşahide ayni ruhî hâdiseyi meydana getirdikleri farz ediliyordu.

Bu çok esaslı faraziyenin doğru veya yanlış olduğu muhtelif iki cepheden tahkik edilebilir: Evvelâ, ayni cinsten ruhî hâdiseler, acaba ayni veya muhtelif şahıslarda ayni ifade şekillerine tekabül ediyorlar mı, diye tetkik olunabilir. Şimdiye kadar neşredilen literatürde mevcut resim malzemesi, gözden geçirildiği takdirde, öyle zannediyorum ki bunun mümkün ol­madığı görülüyor. İkinci şekilde ise, tofoğraf veya sinamatoğraf vasıtasile tesbit edilen yüz ifadelerile beden hareketlerine ait resimler, muhtelif şahıslara gösterilmek suretile tefsir etti­rilerek tek, birkaç veya birçok manaya gelip gelmedikleri araş­tırılır.

İşte Amerika Psikologları gibi Dr. Mümtaz Tur­han ’ın da takip etmiş olduğu yol, bu yoldur. Usul ve teknik bakımından bu araştırmalara karşı yapılabilecek bazı itiraz­lara rağmen Amerikan tetkiklerinin bir neticesi kat’î ve emin olarak görünüyor: Fotoğraf vasıtasile tesbit olunan yüz ifadesi tek bir manaya gelmeyip birçok manalara gelmektedir. Müm­taz Turhan’ın tetkikleri de bu neticenin yalnız yüz ifadeleri için değil, ayni zamanda, jestler ve bedenin duruşu için de doğru olduğunu gösteriyor. *

Fakat Mümtaz Turhan’ın bu tetkikleri, Amerikan Psikologlarının araştırmalarını daha mühim bir nokta da aş­maktadır. İşte problemin durumuna yeni bir istikamet veren nokta da, budur. Bir şahsın, yüz ifadesini gösteren resim, yal­nız tecrit edilmiş bir tarzda gösterilmiyor, ayni zamanda, bir mana ifade eden bir muhit içerisinde, şahsın diğer insanlarla konuştuğu, veya onların meclisinde bulunduğu ve bunun yanın­da hayvanların, eşya ve cisimlerin, evlerin de sahnede yer aldı­ğı bir vaziyette, yani bir sitüasiyon dahilinde de gösteriliyor. Bu suretle, yüzünün ifadesini tefsir etmek istediğimiz şâhsı ihata eden sitüasiyonun bilinmesinin, yüz ifadesile jestlerin manası üzerinde tayin edici bir tesir yaptığı ve birçok manaya gelen ifadeleri tek manaya irca ettiği veya buna yaklaştırdığı görülmektedir.

Bu netice diğer bir tecrübe vasıtasile, başka bir tarzda da, meydana çıkartabildiği gibi katî neticeli son bir tecrübe (ex- perimentum crucis) ile de ispat edilmiş bulunuyor.

Böylece yüz ifadelerinin tefsirinde bizzat bunların cüz’î bir rol oynadığı, buna mukabil esas rolün sitüasiyona ait oldu­ğu ispat ediliyor. Bu yeni ve insanı hayrete düşüren neticeler İlmî araştırmanın verdiği netice gibi – yeni yeni meseleler meydana çıkarmış bulunuyor. Bunlar, esas problemin sahasını burada aşarak Sosyal Psikoloji ve Estetik meselelerile de bir­leşmektedirler.

Binaenaleyh, bu esere lâyık olduğu kıymet ve ehemmiyetin verilmesi temenni olunur.

15 Şubat, 1941. İstanbul

Wilhelm Peters