Açıklama
TARİH VE PSİKO SOSYAL YÖNDEN ATATÜRK: Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ın Zürih Üniversitesi Konferansı Metinlerinin İncelemesi

TARİH VE PSİKO SOSYAL YÖNDEN ATATÜRK: Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ın Zürih Üniversitesi Konferansı Metinlerinin İncelemesi
Medya üzerinden gerçekleşen Gökay-Menderes polemiğine sözkonusu rapor hiçbir zaman yazılmadı. Çünkü böyle bir psiko analizin yapıldığına dair bir bulgu yok. Fakat, ağırlıklı olarak nöroloji, psikiyatri ve klinik psikoloji çalışmalarıyla tanınan ve Türkiye’de ilk psikoloji laboratuvarlarından biri olarak kabul edilen Bimarhane Tecrübi Ruhiyat Laboratuvarında şef olarak uzunsüre görev yaptı. Avrupa’da edindiği pekçok öncü uygulamayı bu laboratuvar ve bimarhenede uygulama şansı bulan Gökay ömrünün son döneminde toplumsal psikoloji ve kitlelerin psikolojisine yöneldi. Bu konuda dersler verdi.
Liderler hakkında yapılan psikososyal çalışmaların en cesuru ve ilginç olanı TARİH VE PSİKO SOSYAL YÖNDEN ATATÜRK adlı çalışmadır. Cumhuriyet tarihinin üç büyük kriz döneminin izlerini yansıtan çalışma ATATÜRK hakkında yapılmış PSİKO analizlerin ilki ve belki de tek olanıdır. 1933’te üniversite reformu sırasında tanıştığı Patoloji Uzmanı Ord. Prof. Dr. Philipp Schwartz’ında hazır bulunduğu İsviçre’nin Cenevre kentinde 1959’da askeri darbeden bir süre önce uluslararası bir konferansta ilk kez bizzat Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay tarafından sunulmuştur. Çok ilginç bağlantıların bir araya geldiği bu konferansın Cambridge’li ve Harvard’lı tarih araştırmacılarının dikkatinden kaçtığı değerlendirilmektedir. Atatürk’ü Mussolini ve Hitler gibi Avrupalı diktatörlerin rol modeli olarak tanımlayan İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin marka üniversitelerinin araştırmacıları faşist Avrupa’nın zulmünden kaçan yahudi akademisyenlerin rol model olarak yaftaladıkları lider tarafından Türkiye’ye kabul edildikleri daha da ötesinde bu akademisyenlerin düzenledikleri uluslararası toplantıda hiç de mecbur değillerken Türkiye’den Fahrettin Kerim Gökay’ı davet ederek ATATÜRK’ün PSİKO SOSYAL tahlilini dinlemeleri salt bir tebliğ (sözlü sunum) olsaydı dikkatten kaçması hoş görülebilirdi. Fakat, bu tebliğin yayımlanmış olması ve erişilebilir olması küresel marka değeri olan kurumlarda kabul edilen akademik çalışmalarda gözardı edilmesi bilimsel etik ile bağdaştırılamaz.
Gökay’ın TARİH VE PSİKO SOSYAL YÖNDEN ATATÜRK adlı çalışması Atatürk vefat ettikten yaklaşık 20 yıl sonra yapılan bir analiz olduğundan haliyle mevcut tarihi vakıalar ve kaynaklar gözönüne alınarak yapılmıştır. Atatürk hakkında dönemin yazılı literatüründeki kaynak zenginliği ve Atatürk’ün bilinirliği dikkate alındığında bu tahlil ve tetkik çalışmasında Gökay’ın verilere erişim engeli bulunmadığı öngörülebilir.
Çalışma bir başka yönüyle ATATÜRK hakkında alan uzmanlarının yaptığ nadir çalışmalardan biri olma hüviyetini korumaya devam etmektedir. Tarihi karakterlerin tarihi olay ve olgularına etkilerini liderin psikolojisi ile açıklamaya yönelik çalışmalar günümüzde yeni gelişen bir teknik olmasına rağmen Gökay’ın 50’li yıllarda bu çalışmayı gerçekleştirmiş olması döneminde bu konuda yenilikçi ve öncü bir çalışma olarak adlandırılabilir.
Çalışmayı önemli kılan bir yönü de cesurca ortaya konmuş olmasıdır. Atatürk dönemini bizzat yaşamış, Atatürk ile tanışmış bir bilim insanı tarafından yazılmış olması çalışmayı ayrıca önemli kılmaktadır. Fahrettin Kerim Gökay’ın mensubu olduğu sivil toplum örgütlerinden mason localarının Atatürk tarafından yasaklanmış olmasına rağmen Gökay’ın bu konuda Atatürk’e karşı ömrünce herhangi bir olumsuz düşünce ve tavır sergilememiş olması Gökay’ın Atatürk’e duyduğu derin saygının izlerini taşımaktadır. Atatürk hakkında yaptığı bu nadide çalışma “derin saygının” açık kanıtlarındandır.
TARİH ve PSİKO SOSYAL YÖNDEN ATATÜRK adlı çalışmada Fahrettin Kerim Gökay’ın Atatürk’ü hangi açılardan ele aldığını, hangi bulguları saptadığını, hangi tarihi olay ve olguları hangi tekniklerle analiz ederek ATATÜRK’ün kişiliği ile ilişkilendirdiğini, ATATÜRK’ün hangi kişisel özelliklerini tespit ettiğini, ATATÜRK’ün kendi yaşamına ve tarihe yön veren özelliklerinin nasıl tespit ettiğini ayrı ayrı dokuz bölümde ele aldık. Bazı bölümlerde özellikle Gökay’ın yargıları ve tespitleri ile örneklem olarak kullandığı tarihi olayları nasıl ilişkilendirdiğini açıklarken aynı olay ve durumlardan birkaç farklı yargı için bağ kurulduğu görülecektir. Bu kullanım tekrara düşmenin ötesinde bir yaklaşım olup olay ve olguların çok yönlülüğü ile sebep ve sonuçlarının zenginliği ile açıklanabilir.
Kitap ekinde sunduğumuz kaynaklar Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ın konferans metnin çözümlemesinde kullanılan teknikler için kullanılmıştır. Doğrudan metin içinde alıntılama yapılmadığından metinde referans verilmemiştir.
Gökay, Gazi Mustafa Kemal ile yüzyüze ilk tanışıklığının I. Milli Türk Tıp Kongresi’nde gerçekleştiğini anlatır. 1925’ten Atatürk’ün vefatına kadar geçen sürede Prof. Dr. Fahrettin Gökay’ın başarılı çalışmaları dikkatten kaçmamış ve Atatürk tarafından önemli görevlere getirilmiştir. Darülfünun ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde hocalığında, Darüleytamlar ve çocuk koruma yurtlarındaki çocukların psikolojik tanıları ve bu yurtlardaki üstün zekalı çocukların Milli Güzide Yetiştirme programına yönlendirilmesindeki komisyonlara atama-görevlendirme kararlarında Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaları bulunmaktadır. Suça sürüklenen çocuklar için ıslah projeleri, özel eğitime ihtiyaca olan bireylere yönelik özel hizmet birimlerinin geliştirilmesi, içki vd. bağımlılık yapan maddelerle mücadelede Hilal-i Ahdar (Yeşilay) başta olmak üzere STK çalışmalarında Atatürk’ün verdiği desteği Gökay saygıyla yad etmektedir.
Gökay’ın yarım asırdan daha eski bu konferansı hala kullandığı dil, özgünlüğü, yöntem ve teknikleri itibariyle Atatürk’ün doğru anlatılması ve anlaşılmasına yönelik önemini korurken, bu eserin kritiğinin yapıldığı çalışmamız da yakın tarih dökümanlarının incelenmesinde kullandığı derinlemesine analiz ve teknikleri ile özel önem taşımaktadır.
İstanbul – 2026
Erol KÖMÜR




